some_text

Turkuaz Hareket Liderinden medya, siyaset ve iş dünyasına iftar

19 September 2008 -

TURKUAZ HAREKET LİDERİ ALİ MÜFİT GÜRTUNA MEDYA, SİYASET, STK TEMSİLCİLERİ VE İŞ DÜNYASINA İFTAR YEMEĞİ VERDİ

Gürtuna, Türkiye`yi yönetenler mevcut global krizin derinliğini fark edemiyor. Dedi.

İftar programının vurgusu, Turkuaz Hareketin “BARIŞ, BİRLİK, BİLGİ” misyonu oldu.

Turkuaz Hareketi lideri Ali Müfit Gürtuna Maslak Darüşşafaka Spor Tesislerinde medya, siyaset, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve iş dünyasına iftar yemeği verdi.

Çok sayıda davetlinin katıldığı yemekte bir konuşma yapan Turkuaz Hareket Lideri, Türkiye`yi yönetenlerin mevcut global krizin derinliğini fark edemediklerini söyledi. “Kriz kapıda ama bizim uğraştığımız, tartıştığımız şeylere bakın” diyen Gürtuna, ekonomik göstergelerin de aslında kötüye gittiğini; “Tavuğu kuluçkaya yatırmışız, altında yumurta yok. Bekliyoruz ki civciv çıksın” sözleriyle belirtti.

Türkiye`nin hak ettiği gibi yönetilmediğini söyleyen Gürtuna, tarımda, ekonomide ve eğitimde ileriye gidileceğine geriye gidildiğini; örneğin tarımda Hollanda`nın Türkiye`den 100 kat verimli üretim yaptığını belirtti. “Bilgi toplumuna ihtiyacımız var. Bunun için de bilgiye dayalı siyasete ihtiyaç var” diyen Gürtuna; bunun mümkün olduğunu, iyi bir yönetimle Türkiye`nin önümüzdeki 25 senede 100 senelik yol kat etmesi gerektiğini ifade etti.

Hükümetin İstanbul`u finans merkezi yapma usulünü de eleştiren Gürtuna, “Merkez Bankası`nı İstanbul`a taşımakla İstanbul finans merkezi olmaz, ancak talan merkezi olur. Yabancı, sıcak parayla gelir ve sizin verdiğiniz yüksek faizle bu milletin parasını alıp gider. Bu kafayla İstanbul`u finans merkezi değil, vatandaşın parasını soyma merkezi yaparsınız.” dedi.

Finans sisteminin temelden desteklenmesi gerektiğinin ve bugünkü finans politikalarının ekonomiye zarar verdiğinin altını çizen Gürtuna; “Bu anlamda ciddi tereddütlerimiz mevcuttur: Türkiye`nin finans varlıklarının kritik seviyelerde yabancı sermayeye satışına ağırlık verilmesi anlayışıyla, İstanbul`un nasıl Avrasya`nın finans merkezi olabileceği izaha muhtaçtır.

Finans merkezi uygulamasının; Türkiye`nin enerji ve birikiminin dışarıya kaydırılması ve ülkenin fakirleştirilmesiyle değil, yerli sermayenin ve üretimin desteklenerek, teknolojik hamlelerle olacağı açıktır. Dolayısıyla zenginlik üretilmelidir. Aksi halde, kurulan düzen Türkiye`yi fakir, borçlu ve bağımlı hale getirecektir. Projeye ‘Küresel Finans Merkezi` adı verilmesi, İstanbul`un o rolü üstlenmesi için yeterli değildir. Dünyadaki finans merkezleriyle görüşmelerin yapılmış olması, üzerinde çalışılmış bir finans merkezi projesinin altyapısının, hukuki hazırlığının, vergi altyapısının tamamlanmış olması gerekir. Ayrıca teknik altyapının ve küresel finans merkezlerine entegrasyon için gerekli yatırımların planlaması yapılmış mıdır? En önemlisi, hükümetin, bu konuda stratejik planı hazır mıdır? Göründüğü kadarıyla ekonomik, finansal, hukuki, şehircilik ve ilişkiler bağlamında stratejik bir plan ve program henüz ortada yoktur.

Bu çerçevede yapılması gerekenler vardır: Uzun vadeli ve hedeflerini iyi ortaya koyan stratejik bir plan ve alt programlar yapılmalıdır. Finans çevreleriyle gerekli çalışmalar yapılarak sistem ve süreç oluşturulmalıdır. Bugünkü uygulama değiştirilerek, finans kaynaklarının üretimi ve teknolojik hamleyi destekler hale getirilmelidir. Kamu ve özel sektör birlikte çalışmalıdır. Yani ekonomik altyapı hazırlanmalıdır. Hukuki hazırlıklar sağlam yapılmalı, otorite, sistem ve işlem kargaşası yaratılmamalıdır. Şehir planlaması iyi düşünülerek hazırlanmalıdır. Konu; London City gibi yeni bir finans merkezi üretimi ise, bunun için bölge planlaması yapılması gerekecektir.

Ayrıca; Küresel ilişkiler sağlıklı oluşturulmalı, bölgeye dünyadan önemli kurumsal katılımlar sağlanmalıdır. Avrasya`nın finans merkezi hedefi ortaya iyi konulmalıdır.

Biz ‘Yöneten Şehir` hedefiyle konuyu projelendirdik. Dünyanın gidişini inceleyerek şehirlerin yeni rolünü gördük. Bu bağlamda İstanbul`a ‘Yöneten Şehir` ve ‘Karar Merkezi Kent` misyonu yükledik. Bunun da hedeflerini, yöntemlerini ortaya koyarak 5 yıl önce hükümete takdim ettik. Aradan geçen bunca zamana rağmen bu programların geliştirilememiş olması, kafa kargaşası ve savrukluk yaşanıyor olması son derece şaşırtıcı ve üzücüdür.” Dedi.

Diğer yandan; Kafkaslar ve Orta Doğu`da yaşananların da bir plan dahilinde geliştiğini, Hükümetin hemen yanı başımızdaki bir savaştan haberi olmadığını söyleyen Gürtuna şöyle devam etti: ” Eğer bu devlet yanı başında patlayan bir savaşın haberini iki gün önceden alamıyorsa yazıklar olsun. Hükümet de Büyük Orta Doğu projesini desteklediği ölçüde ayakta durabilir. Anlaşma şu: ‘Sen benim planlarımı destekle ben de sana yüksek faizle bol bol sıcak para göndereyim`. Türkiye`nin bu cendereden kurtulması mümkündür. Yeter ki siyasetin temeli barış, birlik ve bilgiye dayandırılsın”.

Turkuaz Hareket, pozitif siyasetin marka ismidir.

“Kavgaya dayalı siyaset ‘Negatif siyaset`tir. Şu anda yapılan budur. Sürekli herkesle, her kesimle kavga atmosferine girilmektedir. Bu ortam rutin problemlerimizi bile çözemezken, fırtına gibi gelen küresel krize karşı da bağışıklık sistemimizi çökertmektedir.

Milli ve etik değerler etrafında toplanmak ve bilgi toplumu olmak için çok kuvvetli adımlar atılmalıdır. Üretenin cezalandırılmadığı, sonuna kadar özgürlükçü, insana saygılı bir sistem için var gücümüzle çalışmalıyız. Önümüzdeki 25 yıla 100 yılı sığdırmak durumundayız. Geçmişin açığını kapatmaya çalışırken, geleceği de ıskalamamalıyız.

Ekonomide, bilgide, savunmada ve siyasette bağımlı bir ülkenin bunları yapabilmesi mümkün değildir. Öncelikle pozitif siyasete geçiş yapmalıdır. Ardından Türkiye`nin “Bilgi Devrimi”ne ihtiyacı vardır. Turkuaz Hareket pozitif siyasetin marka ismidir.

Bu ülke bize ekmek verdi, su verdi, kimlik verdi, kişilik verdi. Şimdi sıra bizdedir. İyilik çatısı altında bir araya gelerek yüreğimizdeki ateşi yakmalıyız” diyen Gürtuna; Turkuaz Hareketin misyonu ve sloganı olan ‘3B` (Barış, Birlik, Bilgi) ye vurgu yaparak “3 B`nin sonucu yine 3 B`dir. Yani ‘Bolluk, Bereket ve Başarı” şeklinde sözlerini tamamladı.

19 EYLÜL 2008

{\rtf1\ansi\ansicpg1252 {\fonttbl\f0\fnil\fcharset0 ArialMT;} {\colortbl;\red255\green255\blue255;\red51\green51\blue51;\red255\green255\blue255;} \deftab720 \pard\pardeftab720\sl360\partightenfactor0 \f0\fs26 \cf2 \cb3 \expnd0\expndtw0\kerning0 \outl0\strokewidth0 \strokec2 }